Kütahya da Kırk kağnı ve üç komutan anıtının bulunduğu tarihi bir yerdir.. Altıntaş Zafertepe Çal köy.
Anıt, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, 31 Ağustos 1922 günü muharebe alanını dolaştıktan sonra İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile Çalköy’de yıkık bir evin avlusunda, kırık bir kağnın üzerinde son durum değerlendirilmesinin yaptıklarını sembolize eder.

1922 yılında gerçekleşen Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Atatürk’ün “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri.” Sözünü söylediği yer olmasından dolayı tarihi bir önem taşımaktadır.
1964 yılında yapımına başlanan Zafer anıtı , 1968 yılında ziyarete açılmıştır. 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin düzenlendiği yerdir. Çatılmış silahların uzaktan görünüşü ve alev alev meşale hissini uyandıran Zafer Anıtı, asıl manası ile kurtuluş savaşımızı sembolize eder. Anıtı bir bütün olarak meydana getiren değişik yöndeki üçgen bloklar; milletimize gösterilen haksızlığa, feverana, karşı milletimizin tek vücut halinde birleşerek kazandığı 30 Ağustos Zaferini canlandırır.

Her gün bisikletiyle Zafertepe abidesine gelen Ali amca ile tanıştık.Kendisi 93 yaşında Zafertepe Çal köyde yaşıyor.Abideye turistlere Dumlupınar ı Başkomutanlık Meydan savaşını anlatıp, rehberlik yapıyor hiç bir ücret talep etmeden.Ali Altındere o günleri anlatırken aynı heyecanı yaşıyor..
‘Altıntaş Çal köyünde doğdum , 93 yaşındayım. 8 yaşında çobanlık yapmaya başladım.10 yaşında iken öküz desti çekiyordum.1988 de Milli Parkta bekçilik yaptım..2014 te işten çıkarıldım. İsteğe bağlı sigorta ile emekli oldum.Simdi ise hurda toplıyorum.Zafertepe anıtına gelenlere rehberlik yapıyorum.

Zafertepe Çalköy sıradan bir yer değıl.
Burasıdüşmanın battığı yer.. Türk askerinin bayrağını diktiği yer. Su yerine kan akıyordu.Her yer şehit cesediyle doluydu.düşman perişan vaziyettesüngünün süngüye sürüldüğü yer.Düşmana fırsat verilmiyor. Kırılan kırılana, kırılmayanİzmir Alsancakta denize dökülüyor.Nur içinde yatsınlar kadınlar kızlar ,çocuklar bu köprüde şehit oldular.
Başkomutan Atatürk, bize dönüp dediki;
‘Alevler içinde yanan Çalköy bir gün fabrika bacalarının tüttüğü yer olacak..’







